Toplum ve Birey Olabilmek

Tarihsel süreklilik içerisinde değerlendirildiğinde, en küçük ilkel toplum olarak adlandırılan klanlardan günümüzdeki modern devletlere kadar insanların topluluklar halinde yaşama eğilimi gösterdikleri görülmektedir. Toplum, TDK tarafından “Bir arada yaşayan bireylerin oluşturduğu canlılar topluluğu” olarak tanımlanmaktadır.

Toplum tanımından yola çıktığımızda, toplumu oluşturan yani toplumdan, yasalardan ve devletlerden önce de var olan unsurun “birey” olduğu görülmektedir. “Cehenneme Övgü” adlı kitabında bireyin toplumsallaştırılması sürecini özgürlüğün yok olmasıyla aynı anlamda gören Gündüz Vassaf’a göre toplum ve toplum yapısının doğrulanmasını sağlayan unsur yine bireyin verdiği kararlardır. Erich Fromm’a göre ise tüm sosyal ve ekonomik düzenlemelerde en kutsal değer insandır ve toplumun amacı insanın akıl, sevgi ve olanaklarının gelişimi için gerekli şartları sağlamak olmalıdır. Vassaf ve Fromm’un görüşleri incelendiğinde insanların özgür olabilmeleri ve kendilerini gerçekleştirebilmeleri için bireyselliklerinin toplum tarafından desteklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Peki, bizler birey olabilme noktasında ne kadar özgürüz ve toplum içinde kendi bireyselliğimizi ne derecede ortaya koyabiliyoruz?

Bütün bireyselliklerin ve farklılıkların hiçe sayıldığı, bireylerin bütün yönleriyle birbirinin aynısı olduğu bir toplum düşünelim. Herkesin birebir aynı şeyleri giydiği, aynı şeyleri yediği ve fiziksel özelliklerinin dahi aynı olduğu bir toplum... Aynı yaşta, aynı cinsiyette, aynı görünümde milyonlarca insan… Ne kadar sıkıcı ve tekdüze bir hayat olurdu, değil mi? Bu sıkıcı toplumda insanlar farklı herhangi bir şey göremeyecekleri için farklılığın ne demek olduğunu anlamayacaklar ve bu nedenle yeni bir giyim tarzı ya da fiziksel özelliklerinde herhangi bir değişiklik yapmayı dahi hayal etmeyeceklerdi. Buna ek olarak insanların birbirlerinden yalnızca fiziksel özellikleri değil duygusal, psikolojik ve düşünsel özellikleri ile de farklılaştığı bilinmektedir. Bütünüyle aynı düşünen, hayata aynı pencereden bakan ve aynı geleceği düşleyen insanların oluşturduğu bir toplum da farklılıkların meydana getirdiği zenginlikten yoksun kalacağı için yeni ve güzel şeyleri hayal edemeyecektir.

Bir arada güvenli ve huzurlu bir şekilde yaşayabilmek için toplum olabilmek elbette önemlidir. Ancak toplum olabilmek adına bireysel farklılıkları hiçe sayarak yalnızca yaratıcı düşüncenin önüne geçer ve toplumun geleceğini tehlikeye atarız. Bu noktada toplumdan ve toplumunun bireylerinden beklenen, hem kendi bireyselliklerini korumaları hem de başkalarının da birey olduğunu kabul ederek bu doğrultuda davranış geliştirmeleridir. Çünkü bizi biz yapan ve biricik olmamızı sağlayan da diğerlerinden olan farkımızdır. Farklı giyinebiliriz, farklı düşünebiliriz, farklı hissedebilir ve farklı tercihlere sahip olabiliriz. Sonuç olarak farklı olabiliriz ve farklılığımızın ifade ettiği de aslında tam olarak kendimizdir!

Farklılıklarımızın zenginlik olduğunu daha çok anlayacağımız ve bireysel farklılıkları olumlu karşılayıp bireyin gelişimi ve kendisini gerçekleştirmesi için daha çok çaba harcayacağımız yarınlar temennisiyle yazımı sonlandırıyor ve öğrenci, öğretmen ve velilerimiz için bireyi ve insanı daha iyi anlamak adına faydalı olacağını düşündüğüm birkaç kitabı aşağıya bırakıyorum.

  • Engin Geçtan - İnsan Olmak
  • Gündüz Vassaf - Cehenneme Övgü
  • Eric Fromm – Sahip Olmak ya da Olmak
Bu yazı 28 Mart 2022 tarihinde kategorisinde yayınlandı.
Sitede Arayın
Son Yazılar

ERAL OKULLARI (Çukurova Kampüs)
Adres: Huzurevleri Mah. 77123 Sk. No:3 01360 Çukurova Adana, Türkiye

ERAL MİNİ ANAOKULU
Adres: Güzelyalı Mah. 81128 Sk. No:4 01170 Çukurova Adana, Türkiye

ERAL İLKOKUL & ORTAOKUL
Adres: Güzelyalı Mah. 81107 Sk. No:3/1 01170 Çukurova Adana, Türkiye 

ERAL ANADOLU – FEN LİSESİ
Adres: Güzelyalı Mah 81108 Sk. No:16 01170 Çukurova Adana, Türkiye

444 3725
linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram