Kardeş Kıskançlığı

Kıskançlık, hangi gelişim döneminde olursak olalım temel ve baş edilmesi zor olan duygularımızdan biridir. Kardeş kıskançlığı da birden fazla çocuğu olan her ailede görülebilir, fakat kardeşler arası yaş farkı ne kadar az ise yaşanan çatışmalar o kadar sert ve fazla olmaktadır.

Çocuk, anne ve babasının ilgisini ve sevgisini paylaşmak istemez. İlk çocuklar genelde ilgi odağı olmaya alışkın büyürler, fakat kardeşi olduğunda bu ilgi azalır, tahtını yitirdiğini düşünmeye başlar ve alışık olduğu sevginin elinden alındığına dair yanlış bir inanç geliştirir.

Çocuk, Kardeşi olduktan sonra hayatının asla eskisi gibi olmayacağını ve anne babasını kaybedeceğini düşünür. Bu da kaygıyı doğurur. Aileye yeni bir bebeğin katılımıyla yapılan düzen değişiklikleri (bebeğe yeni bir oda ayarlanması, ilk çocuğun kreşe başlaması vb.) de çocuğa bunu düşünmekte haklı olduğunu gösterir. Bu durum, çocuğun sosyal hayatında uyum sorunlarına, okulda da başarısızlık yaşanmasına neden olabilir.

Anne babanın ilk çocuktan beklentilerinin artması, çocuğa kardeşiyle ilgilenmek gibi sorumlulukların verilmesi çocukta kızgınlık, kırgınlık ve öfke gibi duygulara yol açar. Bu duygular aslında anne ve babaya yönelikken kardeşe gösterilir.

Çocuk, eski ilgiyi tekrar kazanabilmek için gerileme savunma mekanizmasını kullanmaya başlar. Altına ıslatma, parmak emme, biberon kullanmayı isteme ve bebeksi konuşmalar gibi olumsuz davranışlar ortaya çıkar.

Peki çocuğumuza bu durumda nasıl yardımcı olabiliriz?

  • Kardeşi doğmadan önce onu ve aileyi neler beklediğine dair açıklamalarda bulunmalıyız.
  • Bebeğin ismine karar verirken, kıyafetlerini alırken onun da fikrini sormalıyız.
  • Bebeğe yeni şeyler alırken çocuğu da küçük hediyeler almalıyız.
  • Çocuğu küçük yaştan itibaren paylaşmaya alıştırmalıyız.
  • Kardeşliği konu alan hikayeler ve kendi kardeşimizle yaşadığımız eğlenceli anıları anlatmalıyız.
  • “Sen artık ablasın/abisin.” gibi cümleler kurmamalı, onun da hala bir çocuk olduğunu unutmamalıyız.
  • Çocuğun duygularını ifade edebilmesini sağlamalıyız. (Oyun oynayabilir veya resim çizebiliriz.)
  • Biricik olduğunu sık sık vurgulamalıyız.

“Sen benim biricik kızımsın/oğlumsun.”, “Senin annen/baban olduğum için çok memnunum.”, “İyi ki senin gibi bir kızım/oğlum var.” vb. ifadelerle sevgimizi dile getirmeliyiz, aynı zamanda bu sözlerimizin gerçekliğini artırabilmek için sözlerimizi davranışa dökmeli ve çocuğa zaman ayırmalıyız.

  • Eski rutinde düzenli olarak neler yapıyorsak özellikle yapmaya devam etmeliyiz. (Her hafta sonu çocuğu parka götürmek gibi.)
  • Çocuklar arasında kıyaslama yapmamalıyız, bu durum çocuğun düşük benlik algısına ve aşağılık kompleksi yaşamasına sebep olabilir.

Siz sevgili anne-babalar, yitirilme kaygısından kaynaklı bu olumsuz tutumun merkezi olarak çözümü de en doğru şekilde sağlayacak kaynaklarsınız.

Psikolojik Danışman

Aybüke DANDIL

Bu yazı 18 Nisan 2022 tarihinde kategorisinde yayınlandı.
Sitede Arayın
Son Yazılar

ERAL OKULLARI (Çukurova Kampüs)
Adres: Huzurevleri Mah. 77123 Sk. No:3 01360 Çukurova Adana, Türkiye

ERAL MİNİ ANAOKULU
Adres: Güzelyalı Mah. 81128 Sk. No:4 01170 Çukurova Adana, Türkiye

ERAL İLKOKUL & ORTAOKUL
Adres: Güzelyalı Mah. 81107 Sk. No:3/1 01170 Çukurova Adana, Türkiye 

ERAL ANADOLU – FEN LİSESİ
Adres: Güzelyalı Mah 81108 Sk. No:16 01170 Çukurova Adana, Türkiye

444 3725
linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram